
Kahvaltı masasındaydık. Bizimkiler ve bizim damadın yeni yeni karıştığımız ailesiyle. Güzel bir yaz günü, sofrada bir kuş sütü eksik. Tadımızı kaçırmak üzere açıktı sanki haberler. Spiker onu tanıttıktan sonra cümlesini tamamladı: “Londra’daki evinde ölü bulundu”. Koca bir ah çekmişim o şokla. Saniyesinde gözlerim doldu, büzüştü dudaklarım. Ele güne karşı ayıp değil mi şimdi, tutmaya çalıştım kendimi. Olmayınca salıverdim hepsini. Babam ve erkek kardeşim ayıplar gibi: “Yok artık kızııım”, “Abla abartma yaaa”... Kayınbaba da şaşırdı, müstehzi gülümsedi halime. Yenik, attım kendimi dışarı.