İstanbul’da 1 Mayıs’ların bol dumanlı, tazyikli, biberli tarihine bir
yenisi daha eklendi. Emek sömürüsünden, sendikal hak ihlallerinden belki de en
çok bahsetmemiz gerektiği bir günde Taksim yasağı, sıkıyönetim uygulamalarını
hatırlatan tedbirler ve bunlara direnen gruplara karşı polisin güç gösterisini
konuşuyoruz. Diyarbakır’da, Adana’da, İzmir’de, Ankara’da, Mersin’de
mitinglerde neler söylendi, bildirilerde neler okundu haberimiz bile yok.
Birçoğumuzun haklı tepkisi sosyal medya duvarlarına misliyle yansımış durumda.
Peki şapkayı önümüze koyup düşünmek gerekirse İstanbul’daki olağanüstü hali
nasıl değerlendirmeli? Bunu kentte 2007 ve 2008’de yaşananlarla nasıl
karşılaştırmalı? Ben bu yazıda öncelikle toplumsal olay polisliğinin günümüzde
önemli bir unsuru olan mekansal denetimi ve bunun nasıl bir siyasi anlatı
üzerine bina edildiğini tartışacağım. Akabinde, Taksim Meydanı gerginliği özelinde
İstanbul’da yaşananları değerlendireceğim.
Blog, Boğaziçi Üniversitesi vesilesiyle tanışan bir grup arkadaşın eseridir. Blogda "serbest kültür çalışmaları" diye tanımlanacak denemeler yer alır. Yazarları bir araya getiren, ortak siyasi duruş veya estetik beğeni değil, özgür düşüncenin meyvelerinin değerli olduğuna duyulan inançtır. Bize ulaşmak için: fmoblogu@gmail.com
polis devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polis devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Mayıs 2013 Cumartesi
Toplumsal olay polisliği, mekansal denetim ve İstanbul’da 1 Mayıs
Etiketler:
1 Mayıs 2013,
faşizm,
mekan,
polis,
polis devleti,
Şiddet,
Taksim Meydanı,
uzam
6 Ocak 2012 Cuma
Ergenekon gerçekten yargılanıyor mu? Yoksa Ergenekon mu Ergenekon’u yargılayan?
Ergenekon, Balyoz ve derin devleti konu edinen diğer soruşturma ve davalar nereye gidiyor? Eski Özel Harekat Şubesi mensubu emekli polis Ayhan Çarkın’ın itirafları dahil olmak üzere pek çok kişinin açıklamaları ile gündeme gelen, Kürtçü ve solcu hareketleri tasfiye etmek adına devlet kimliği ve kaynakları istismar edilerek halka karşı işlenmiş olan cinayetler ve diğer suçlar kovuşturulacak mı? Yoksa iddia edildiği gibi yalnızca hükümete ve Gülen cemaatine karşı olan eylemler (ve yalnızca hükümete ve cemaata karşı oldukları için) mi kovuşturuluyor? Eski Genelkurmay Başkanı'nı silahlı terör örgütü yöneticiliğinden tutuklu yargılayabilecek kadar güç kazanmış olan yargı (ve gerekli istihbarat dosyalarını sağlayan emniyet), sözü edilen çok ciddi diğer suçların üzerine neden gitmez? Gidiyor da biz mi farkında değiliz, haksızlık yapıyoruz? Yoksa selefini tasfiye etmeye çalışan yeni bir derin devletimiz mi oluyor? Bir vatandaş olarak merak ediyorum. Konuyu ayrıntılı olarak takip etme fırsatı bulan okuyucular; yer, zaman, kişi, dava adı gibi verilere dayanan, spekülasyonun ötesine geçen yorumlarınızı yazının altına bekliyorum.
Etiketler:
Balyoz,
Demokrasi,
derin devlet,
Ergenekon,
genelkurmay başkanının tutuklanması,
Kürt Sorunu,
polis devleti,
polisiye demokrasi,
tutuklu yargılama,
yargı
21 Aralık 2011 Çarşamba
Sanıkların tutuklu yargılanmasına karar verildi
Yaz bebeğim,
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık … adresinde mukim, … doğumlu, … oğlu X, ve sanık … adresinde mukim, … doğumlu, … kızı Y; … tarihinde kamu düzenini, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, ve de fincancı katırlarının ruh sağlığını tehdit eder halde iken emniyet güçleri tarafından suçüstü yakalanarak gözaltına alınmış olup çıkarıldıkları ... nöbetçi mahkemesi tarafından tutuklu yargılanmalarına karar verilerek … cezaevine konulmuşlardır.
Etiketler:
Demokrasi,
DGM,
mahkemeler,
öğrenci tutuklamaları,
polis devleti,
polisiye demokrasi,
siyaset,
terörle mücadele,
terörle mücadele kanunu,
TMK,
tutuklu yargılama,
yargı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

