cumhurbaşkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cumhurbaşkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2015 Çarşamba

Nasıl Bir Başkanlık Sistemi? Başkanlığın Kurumsal Mimarisi Üzerine

ALPER H. YAĞCI



Tayyip Erdoğan taraftarları Erdoğan istiyor diye başkanlıktan yana, muhalifleri ise aynı nedenden ötürü başkanlığa karşı, ancak her iki tarafta da büyük çoğunluk başkanlık sisteminin ne olduğundan habersiz görünüyor. Bu yazıda başkanlık sistemini doğru anlamak için önemli olduğunu düşündüğüm birkaç parametreden bahsedeceğim:


1) Başkanlık sisteminde pek ala koalisyon hükümeti olabilir.
2) Başkanlık sistemi ve federalizm aynı şey değildir, fakat genellikle bir arada bulunurlar ve birbirlerini tamamlarlar.
3) Ülkenin yönetim biçimi için önemli olan, kurumsal mimarinin tüm bu farklı unsurlarının birlikte ortaya çıkardıkları yapı. Son dört beş yılın gelişmelerine bakılırsa, Erdoğan AKP’sinin projesi esasen yönetimdeki “veto oyuncularının” sayısını azaltmak. Başkanlık gibi etiketleri takıntı hale getirmeden, ülkenin bu doğrultuda evrilmesini istiyor muyuz, istemiyor muyuz, onu tartışalım.

1 Şubat 2015 Pazar

Başkanlık sistemi demokratik Türkiye için uygun mu?


Alper H. Yağcı, 31 Ocak 2015


1) En gelişmiş ve en demokratik ülkelerde başkanlık sisteminin uygulandığı iddiası doğru değil, hatta ABD bu konuda bir istisna olarak göze çarpıyor. 2) Parlamenter rejimden başkanlığa geçiş ender bir olgu. 3) Bu olgu ağırlıklı olarak yoksul ve bağımsızlığını görece yeni kazanmış ülkelerde gerçekleşmiş ve zaten demokrasinin kırılgan olduğu bu ortamlarda otoriterliğin pekişmesine araç olmuş. Üstelik, Türkiye demokratik özgürlüklerin seviyesi ve insani kalkınma göstergeleri açısından ABD’den ziyade bahsi geçen bu ülkelerin kimisine yakın. 
4) Erdoğan’ın çizdiği rejim tasviri ABD sisteminden hayli uzak, çünkü başkanlık sisteminin demokratik işleyişi için gerekli olan Amerikan tarzı fren ve denge mekanizmalarına Erdoğan taraftar değil.

14 Ocak 2015 Çarşamba

16 Türk devleti?


Sağlaması otoriterlik ve militarizm ile yapılan bir milliyetçilik bizimkisi. Toplumun özeti devlet, devletin özeti de zorbalık aygıtı. Bir müsamere yapılacaksa neden bir Kaşgarlı Mahmud, bir Takiyüddin, bir Evliya Çelebi orada olmasın? Hayli keyfi Türklük kriterlerinin müsaadesiyle, bir İbn-i Sina, bir Harezmi? Balyan biraderleri, Zilciyanları görmeyi bekleyen yok ama bir Mimar Sinan? Sonra da şikayet edip duruyoruz, neden Sinan tanınmıyor, neden hep "barbar" biz oluyoruz, ve saire ve saire...