29 Mart 2009 Pazar

Yerel Seçimlerin Sonucunu Gösteren Haritalandırma Nasıl Olmalı?

Tahmin edersiniz ki, bu seçim beni çok mobilize etti. Daha ben bu seçim hakkında yazarım. Yazılacak şey çıkacak zira: Örneğin, CHP'nin il genel meclisi seçiminde Türkiye'de %17,5 oy alıp, belediyelerde %24 oy alması. Al sana Baykal, bundan daha açık "defol git" nasıl denir acaba?

Neyse, bu sonuçlar daha kesine yakın bile değil, o yüzden bu erken değerlendirmeleri bırakalım, seçim sonuçları nasıl gösterilmeli (medya tarafından) ona odaklanalım.

Bizde yerel yönetim mantığı sanıyorum ülkenin %99'u tarafından halen kavranabilmiş değil. Artık anlaşılması gereken şey şu ki, "il eşit değildir şehir". Medyanın da seçim sonuçlarını verirken bu hatayı yaptığına şahit oluyoruz. Yani Bursa Büyükşehir Belediyesi sonuçlarını sanki o ilin tamamını yansıtıyormuş gibi veriyorlar. Oysa ki, Bursa Büyükşehir Belediyesi için o ilin yalnızca üç ilçesinde oturanlar oy kullanıyor, çünkü bu bu belediyenin yönettiği alan sadece o üç ilçeyle sınırlı. Aynı hata merkez ilçe belediyelerinde de yapılıyor. Bu sorunu, il adlarıyla şehir adlarını birbirinden ayırmadan nasıl çözeriz, biri bana anlatsın.

Bence seçim sonuçları haritalandırılırken üç Türkiye haritası olmalı. Bunlar:

A – İllere bölünmüş, il genel meclisi seçimi sonucuna göre renklendirilmiş.
B – İlçelere bölünmüş, ilçe belediye başkanlığı seçimleri sonucuna göre renklendirilmiş. Çünkü il belediyesi diye bir şey yok. Yozgat Belediyesi Yozgat ili belediyesi değil, Yozgat Merkez ilçe belediyesi.
C – İlçelere bölünmüş, büyükşehir belediyelerini oluşturan şehir sınırları (il değil) gösteriliyor, büyükşehir belediye başkanlığı seçim sonucuna göre renklendirilmiş. Çünkü büyükşehir belediyesi il belediyesi değil, birden fazla ilçenin biraraya getirilmesiyle kurulmuş bir üst belediye. Örneğin, Bursa Büyükşehir Belediyesi için yalnızca Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçeleri oy kullanıyor. Yine Bursa ilinin (Bursa şehrinin değil) bir ilçesi olan (ama uzak ilçesi, yani aslında “kaza”sı) İznik’te oturanlar, yerleşim birimi olarak Bursa şehrinde değil, İznik şehrinde oturduklarından Bursa Büyükşehir Belediyesi için oy kullanmıyorlar.

Böyle bir ayrıştırma yapan bir TV kanalı ya da website bulan varsa, Allah rızası için beni bilgilendirsin. Diğer seçim sonucu haritaalarına bakarken, sevgili dostlar, şunu hatırımızdan çıkarmayalım: İl eşit değildir şehir. Bir tür dezenformasyon diğer türlüsü çünkü.

Bir de: GO KILIÇDAROĞLU GO! Bence bu adam için en hayırlısı, %40'ın üzerinde, ama Topbaş'ın 1-2 puan gerisinde seçimi kaybetmek olacak. Böylece, asıl ilerleyebileceği alan olan ulusal siyasette kalacak, ama fark yaratabildiğini, CHP'nin İstanbul'da %40'tan fazla oy alabileceğini göstermiş olacak. Siz ne dersiniz?

4 yorum:

SE7IN dedi ki...

ben şahsen ntv'yi değil ama ntvmsnbc'nin sistemini beğendim. gösterebildiği kadar derinine inip göstermişti bence. yani belde belediyelerini gösterebilmek gibi bir adım henüz atılmamıştı ama o da zor be kardeşim...

kılıçdaroğlu konusunda, sen bu postu yazdığın saatlerdeki rakamlar bu son paragrafı doğrular nitelikteydi de sonradan açılan sandıklar işleri değiştirdi biraz. topbaş neredeyse 2004 düzeyine ulaşmış, 1 puandan az fark var 2004'teki oy oranıyla şu anki oy oranı arasında ama tabii ki kılıçdaroğlu'nun aldığı oy muazzam, neredeyse %8'lik bir artış var ki türkiye geneline vurursan chp'den her türlü iyi, bu durumda back to "baykal defol".

vallahi gönül ister ki kılıçdaroğlu chp başkanlığına da aday olsun, hatta kazansın, sırf baykal'dan tiksinenler yüzünden chp mhp'ye oy kaybedip durmasın vs. amma ve lakin bence bu seçimlerin asıl galibi mhp'dir. adamlar büyükşehir, küçükşehir, ilçe, belde demeden götürdüler piyasayı ki bu durumun bahçeli ve ekibinin başarısından çok iktidarın ve ana muhalefetin başarısızlığı olduğunu söylemek çok da yanlış olmasa gerek.

dün akşam sonuçları izlerken sürekli bir önceki akşamki anket muhabbetlerini düşündüm. ersin kalaycıoğlu'na buradan şahsi tebriklerimi sunmak istiyorum, vallahi %39 bandında takıldı kaldı akp.

o değil de buradan sözüm ankara halkına!!! melih gökçek'i 3 dönemin üzerine bir kere daha seçenler hallerinden memnun belli ki fakat diğerleri bir 5 yıl daha o adamın pişkin sırıtışına katlanmak zorundalar ya, işte ben onlara allah sabırlar versin demek istiyorum. ankara'da chp ve mhp mutabakat sağlayıp bir ortak aday çıkarabilselerdi gökçek'i tarihe gömebileceklerdi. murat karayalçın "bana vermeyecekseniz mansur bey'e verin oyunuzu" dedi durdu. demek ki bir anti-akp hali söz konusu, e kardeşim bunu resmiyete dökün o zaman da bölünmesin oylar. ne oldu şimdi? içersiniz bir 5 sene daha arsenikli suları...

bu arada işin kitabını okumak falan da mahalle baskısıyla savaşmaya yetmezmiş ben bu seçimlerde bunu gördüm. aylardır "hayır topbaş'a veremezsin oyunu" diye kafamı ütüleyen sevgili dostlarımın sayesinde seçim kabininde alınmış ani bir kararla damgayı işçilerin bağımsız adayı erhan taş'a basıverdim ki bir hayli kararlıydım aslında topbaş yönünde oy kullanmaya. ah elit mahalle baskıcılar sizi... :))

not: yaşasın aytuğ en sonunda yazı yazdı, artık biz de onun yazılarına yorumlar yapabiliriz :))))

adsumcu dedi ki...

nihayetinde yazarın dediği oldu, baykal istifa etti gün itibariyle.
bakalım neler olacak siyaset sahnemizde şimden sonra.

Oğuz Alyanak dedi ki...

CHP içindeki Baykalcı grup (yani CHP'nin hemen hemen tamamı) uzun bir süre yas tutup, sayın başkanlarını geri getirmenin yolunu arayacaklar (çünkü Baykal sayesinde oradaydılar)... CHP gençlik kolları ve ADDci gençlik Baykal'ın evi önünde çadırlarda sabahlayacak bir süre. Sonra kasedin yalan olduğu kanıtlanınca (kanıtlanırsa) Baykalcığımız bıraktığı yerden geri dönecek siyaset sahnesine.

adsumcu dedi ki...

Ben açıkçası kasedin gerçek olduğuna inanıyorum, yani Baykal'ın kadın milletvekili ile arasında birşeyler geçtiği gerçek bir bilgi.
Baykal Pensilvanya ile ilişkisi olmadığını belirtti bu kaset olayının, ve hükümete yüklendi.Elinde fazladan birşeyler yoksa işkembeden sallıyor izlenimi verdi bana açıkçası.
Bununla birlikte bu kaset olayını akılı bir siyasetçiden bekleniceği gibi kendi lehine çevirmeyi başarmış görünüyor.Kongrede geri geleceği aşikar olduğu gibi,normal şartlarda kongrede karşısına çıkabilecek olanlar bile şu anda tırsmış durumdalar -keldı ki delege hesaplaması içinde sanıyorum Baykal'ın karşısına aday çıkması bile ciddi bir çaba gerektiriyor.Partide ipleri daha da eline almayı ve referandum kampanyasında bu karta oynamayı düşünüyor herhalde.